loader image

İCRA İNKAR TAZMİNATI NEDİR?

Bir para alacağı olan alacaklının, ya mahkemede bir alacak davası açıp sonucunda bunu ilamlı icraya koymak ya da mahkeme yoluna gitmeden doğrudan icra dairesine başvurarak ilamsız takip yapmak şeklinde iki yol bulunmaktadır. İlamsız takipte ödeme emri kendisine tebliğ edilen borçlu itiraz etmezse takibe devam edip alacağın tahsili yönüne gidilir. Borçlu ödeme emrine itiraz ederse alacaklının bu durumda elinde itirazın kaldırılmasını isteyebileceği bir belge varsa itirazın kaldırılmasını (İcra İflas Kanunu’nun 68.maddesi) isteyebilir. Ancak elinde bir belge yoksa bu durumda itirazın iptali davası açması gerekir. İşte icra inkar tazminatı bu itirazın iptali davasında söz konusu olabilmektedir.

İtirazın iptali davası, kısaca yaptığı ilamsız takibe itiraz edilen alacaklının, borçluya karşı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat etmek suretiyle borçlunun itirazının iptalini istediği davadır.

İcra inkar tazminatının yasal dayanağı İcra İflas Kanunu’nun 67/2.maddesi olup itirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse talep üzerine alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedileceği hukuku hükme bağlanmıştır. Borçlunun aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için itirazının iyiniyetle/kötüniyetle yaptığının kural olarak bir önemi yoktur. Ancak İİK’nun 67/3.maddesine göre itiraz eden borçlu değilde velisi, vasisi veya mirasçısı ise itirazda kötüniyetin varlığı şarttır.

İcra İnkar Tazminatının şartları nelerdir?

            Borçlunun inkâr tazminata mahkûm edilebilmesi için, öğretide ve Yargıtay kararlarında genellikle kabul edildiği üzere, aşağıdaki şartların (birlikte) gerçekleşmesi gerekir:

  1. a) Geçerli bir ilamsız icra takibi yapılmalıdır; bir para alacağından dolayı ilamsız haciz yoluyla (yani genel haciz yoluyla takip) takip yapılmış olmalıdır. İlamlı icra takiplerinde icra inkar tazminatı yoktur.

b)Borçlunun süresinde ödeme emrine itiraz etmiş olması gerekir, yani borçlunun kendisine ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük sürede takibe itiraz etmiş olması gerekir. Borçlunun anılan sürede itiraz etmemesi veya itirazının geçersiz olması halinde icra inkar tazminatına hükmedilmez.

c)İtirazın iptali davasının 1 yıllık süre içinde açılmış olması gerekir. Yani borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık sürede bu davanın açılması gerekir.

d)Alacaklının itirazın iptali davasında bunu talep etmesi gerekir. İnkar tazminatı ancak itirazın iptali davasında istenebilir. Asıl alacaktan bağımsız olarak ayrı bir dava da istenemez.

e)Borçlunun itirazının haksız olması gerekmektedir; yapılan yargılama sonunda borçlunun itirazının haksız olduğunun ortaya çıkması gerekir. Öğretide ve uygulamada borçlunun itirazının haksız olup olmadığı alacağın likit olup olmadığına göre çözülmektedir. Likit alacak kısaca, hesaplanabilir, tutarı belli olan alacaktır. Yani borçlu, borcu olduğunu bilmekte ve tutarı kolay hesap edilebiliyorsa bu alacak likittir. Ancak alacak yapılacak yargılama sonunda ortaya çıkacaksa, tespiti mahkeme kararına ihtiyaç duyuluyorsa bu alacak likit değildir.

Uygulamada likit alacaklara örnekler nelerdir?

            Yargıtay uygulamalarına göre satış sözleşmesi uyarınca düzenlenen ve borçlu tarafından itiraz edilmeyen faturaya dayanan alacak, alacaklı-borçlu tarafından düzenlenen protokolden kaynaklı alacak, ödünç sözleşmesinden kaynaklı alacak, satış sözleşmesinden doğan satış bedeli, kira alacağı, vekalet sözleşmesinden doğan alacak, sözleşmede belirlenen komisyon alacağı, tapulu taşınmazın adi belge ile satışı ile ilgili verilen paranın geri alınmasına ilişkin alacak, banka kredi sözleşmesinden kaynaklı alacak, kredi kartı ile yapılan harcamalara dayanan alacak, elektrik, telefon, su borcundan kaynaklı alacak, işçinin kıdem-ihbar tazminatı alacağı, kooperatif aidat alacağı gibi.

Likit olmayan alacaklara örnek verilebilir mi?

            Yargıtay bazı kararlarında kimi alacakların likit olmadığına yani bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğine karar vermiştir. Borçlu tarafından itiraza uğrayan faturadan kaynaklı alacak, kaçak elektrik-su ve doğalgaz kullanımından doğan alacak, sebepsiz zenginleşmeden doğan alacak, haksız fiilden kaynaklı alacak, trafik kazası nedeniyle oluşan tazminat alacağı, sözleşmede kararlaştırılmayan faiz alacağı, munzam zarar alacağı, bilirkişi raporuyla tespit edilebilen alacak, sigorta tazminatına konu alacak vb.örnek verilebilir.